Beyinde Hemoraji Nedir? Bir Anın İçindeki Kırılma Noktası O gün her şey normaldi. Sabah Kayseri’nin serin havası, yüzümde bir gülümseme bırakacak kadar güzeldi. Kahvemi içerken, etrafımda hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşündüm. Sonra bir mesaj geldi. Bir ses kaydı. “Bir şey oldu, acil gelmen lazım.” O an, içimde bir şey kırıldı. O kadar netti ki, içimden yükselen o küçük, korkutucu ses “Hadi canım, daha fazla düşünme, belki sadece bir şeydir” diyordu ama kalbimde bir şeyler iyiye gitmiyordu. Bilmiyorum, ama bir şeyler ters gidiyordu. Hızla Yükselen Panik O günden sonra hayatımda her şey değişti. Yavaşça ama kesinlikle değişti. O ses kaydındaki mesaj, kaybolan…
Yorum BırakGünlük Notlar Yazılar
Geçmişi Anlamak, Bugünü Yorumlamak: Rüyaların ve Boşanmanın Evrimi Tarih, sadece geçmişin anlatısı değil, aynı zamanda bugün ve geleceği şekillendiren bir aynadır. Geçmişteki toplumsal yapılar, bireysel ve kolektif hayatlar üzerindeki etkisiyle bugün yaşadığımız dünyayı anlamamızda bize bir yol haritası sunar. Tarihin derinliklerine baktığımızda, rüyaların da toplumsal dinamikler kadar kültürel bir yansıma olduğunu görürüz. Rüyada boşanma, özellikle evlilik gibi toplumsal bir kurumun evrimiyle bağlantılı olarak anlamlı bir sembol haline gelmiştir. Evliliğin tarihi, rüyaların toplumdaki değişimlere dair ipuçları sunduğu bir pencere açar. Bu yazıda, rüyada eşle boşanma temasını, tarihsel bir perspektiften ele alarak inceleyeceğiz. Evliliğin Toplumsal Yapıları ve Boşanmanın Tarihi Antik Dönemlerden Ortaçağ’a…
Yorum BırakMünhan Çınar Kimdir? Tarihsel Perspektiften Bir İnceleme Geçmiş, sadece anıların birikimi değil, aynı zamanda bugünü anlamamıza yardımcı olan bir ayna gibidir. Bugün yaşadığımız toplumsal, kültürel ve siyasi yapılar, tarihsel süreçlerin izlerini taşır. Geçmişi anladıkça, geleceği daha net bir şekilde görebiliriz. Bu bağlamda, tarihsel figürlerin yaşam öyküleri, yalnızca bireysel değil, toplumsal yapıları da şekillendiren izler bırakır. Münhan Çınar, böylesi bir figürdür. Peki, kimdir bu Münhan Çınar? Onun hayatı, toplumsal ve kültürel gelişmelerle nasıl kesişiyor? Münhan Çınar’ın adı, özellikle son yıllarda sosyal bilimler ve tarih disiplinlerinde adından sıkça söz ettiren bir figür haline gelmiştir. Ancak onun kimliği, sadece bugünün anlayışıyla değil, geçmişin…
Yorum BırakKarmaşık Bir Merak: Sirke mi Daha Asitli Limon mu? Çocukken tatlıyla ekşi arasındaki farkı keşfetmeye çalışırken, limon dilimini ağzıma attığımda yüzüm buruşurdu. Sonra annemin salata sosuna eklediği sirkenin keskin tadını hatırlarım — o da başka bir cüretkâr asidite deneyimiydi. “Sirke mi daha asitli limon mu?” sorusu, sadece pH ölçeğiyle yanıtlanacak basit bir kimyasal tartışma değil. Bu, algılarımızın, bilişsel şemalarımızın ve duygularımızın da dahil olduğu bir psikolojik süreç. Asiditeyi tatmak, anlamak ve hatta aramızdaki duygusal zekâ ile bağdaştırmak istersek ne olur? Gelin bu soruyu psikolojik mercekten ele alalım. Bilişsel Psikoloji: Asiditeyi Nasıl “Anlarız”? pH Değerleri ve Zihinsel Modeller Kimya derslerinde öğrendiğimiz pH ölçeği,…
Yorum BırakKusan Çocuğa Hangi Çorba İyi Gelir? Sosyolojik Bir Bakış Toplum, bireylerin sadece yaşadığı yer değil, aynı zamanda onların düşüncelerini, hislerini ve davranışlarını şekillendiren, sosyolojik bir dokudur. Her birey, toplumsal bir bağlamda var olur; doğduğu andan itibaren kendisini, çevresindeki diğer insanlar ve bu insanların oluşturduğu normlar aracılığıyla tanımlar. Çocuğun hangi çorbayı içmesi gerektiği gibi basit bir soru, toplumsal yapıların ve kültürel pratiklerin derinlemesine bir yansımasıdır. Çünkü her bireyin ihtiyaçları, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal bir dayatma ve kültürel kalıplar ile şekillenir. Kusan bir çocuk, etrafındaki yetişkinlerin ilgi ve sevgi dolu bakışlarını beklerken, aynı zamanda toplumun sunduğu normlarla şekillenen bir bakış…
Yorum BırakJumbo Boy Pizza: Bir Felsefi İnceleme Giriş: Bir Pizza Üzerinden İnsan Olmanın Derinliği Dünya dönüyor, insanlar düşünüyor, hissediyor ve farklı şeylere adanmışlıklarını ifade ediyorlar. Ancak bir pizza siparişi verirken, sadece bir yiyecek mi alıyoruz? Gerçekten sadece bir “Jumbo boy pizza” siparişi mi veriyoruz, yoksa bu eylem, insan deneyiminin derinliklerine dair farkında olmadığımız bir anlam taşıyor olabilir mi? Yemek, yalnızca beslenme amacına hizmet etmez. O, kültürel kodlarla, etik ikilemlerle, bilgi arayışıyla ve nihayetinde varoluşsal sorularla iç içe geçmiş bir olgudur. Peki ya “Jumbo boy pizza”? Bu terim, tek bir yemeği tanımlamaktan çok daha fazlası olabilir. Bizi düşündürmeye, sorgulamaya, hatta varoluşsal bir…
Yorum BırakGiresun’da Yetişen Meyveler: Edebiyatın Renkli Bahçesi Edebiyat, kelimelerin büyülü gücünden beslenen bir sanattır. Her satır, her cümle, bir dünyayı inşa eder ve okuru başka bir zaman dilimine, mekâna taşır. Giresun’daki meyveler de bu anlamda yalnızca doğanın sunduğu lezzetler değil, aynı zamanda birer edebi metin gibidir. Her meyve, kendi özünü anlatan bir öykü taşır. Tıpkı bir romanda ya da şiirde olduğu gibi, her biri bir sembol, bir anlam ve bir duygu taşır. Doğanın sunduğu bu renkli dünyayı bir edebiyatçı bakışıyla keşfetmek, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Meyve ve Sembolizm: Giresun’un Doğasında Bir Anlam Arayışı Giresun,…
Yorum Bırakİlk Anne Sütü: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Yansıma İlk anne sütü… Kelimelerle ifade edilmesi zor bir duygu, sadece fiziksel bir ihtiyaçtan öte bir anlam taşır. Edebiyat, bu ilk beslenmenin ötesinde bir derinlik arar. Çünkü ilk anne sütü, yalnızca bir başlangıcın değil, aynı zamanda hayata dair temaların, anlatıların ve sembollerin de bir araya geldiği bir ilk anıdır. İnsanın bir varlık olarak doğumu, ilk soluğu, ilk sesi… Tüm bu anlar, sadece biyolojik değil, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve edebi anlamlar taşır. Ve bu anlamların dokusu, edebiyatın gücüyle şekillenir. Kelimelerin gücüyle zaman zaman doğum ve ölüm, yaşam ve varlık, sevgi ve bağlılık…
Yorum BırakÖlümden Sonra Başlayan Yeniden Dirilişe Kadar Sürecek Olan Hayat: Felsefi Bir İnceleme “Ölümsüzlük, bir zamanlar ölümle birlikte yok olmanın kabul edilmesidir.” Bunu düşündüğünüzde, ölüm kavramının insanlık tarihinde ne kadar ağır ve derin bir yere sahip olduğunu fark edersiniz. Her ne kadar ölüm bir son olsa da, pek çok felsefi düşünür onun sonrasında başlayacak olan bir yeniden dirilişi ve bu süreçteki insan hayatının anlamını sorgulamıştır. Peki ya ölümden sonra, yeniden dirilişe kadar sürecek olan bu hayata ne ad verilir? Bu soruya verilecek yanıtlar, hem etik, hem epistemolojik hem de ontolojik açılardan büyük önem taşır. Bu yazıda, ölüm sonrası hayata dair farklı…
Yorum BırakNamaz Vakitleri Uygulaması Kimin? Antropolojik Bir Perspektif Dünya üzerinde her kültür, kendine özgü ritüellerle, sembollerle ve değerlerle şekillenir. İnsanlar, toplumsal yapılarında bir arada var olabilmek ve kimliklerini inşa edebilmek için geleneksel pratikler oluşturmuş, zamanla bu pratikler, toplulukların manevi yaşamlarının bir parçası haline gelmiştir. Bu ritüeller arasında, çoğu zaman zamanın belirli bir düzene sokulması, dini ya da kültürel hayatın merkezi öğelerinden biri olmuştur. Birçok toplum, günlük yaşamlarını bu ritüellere ve sembolizme göre yönlendirirken, zamanın kendisi de bazen bir kültürel miras halini alır. İslam dünyasında örneğin, namaz vakitleri uygulaması, insanların hem manevi hem de toplumsal kimliklerini oluşturan güçlü bir ritüeldir. Peki, bu…
Yorum Bırak