İçeriğe geç

Birinin seni sevmesi için dua edilir mi ?

Birinin Seni Sevmesi İçin Dua Edilir Mi?

Bir insanın seni sevmesi için dua edip edilemeyeceğini düşündüğümde, bir sürü karmaşık duygu aklıma geliyor. Kayseri’de küçük bir mahallede, sessiz gecelerde yıldızlar altında düşünürken aklıma gelen bu soruyu size anlatmak istiyorum. Hikâyemin başından sonuna kadar hissettiklerimi, yaşadıklarımı belki de daha önce herkes yaşamıştır. İçimdeki umut, kırgınlık, hayal kırıklığı ve yüreğimin o sarsıcı hali… Bu yazı belki de benim gibi hisseden birine bir nebze de olsa cesaret verir.

İki Kalbin Biriyle Çarpışması

O yaz gecesiydi. Kardeşimle birlikte sahile gitmiştik. Kayseri’nin kasvetli havasından sonra, o serin yaz akşamında denizin dalgalarını izlerken aklımda tek bir düşünce vardı: Onu seviyorum, ama o beni seviyor mu? İçi dolu bir umutla, gözlerim yıldızlarda kaybolmuştu. Zihnimde dönüp duran, birinin seni sevmesi için dua edilir mi sorusu beni rahatsız ediyordu. Neden? Çünkü bir yandan, ona olan sevgimden korkuyor, bir yandan da benim için olan duygularının derinliğinden emin olamıyordum.

O gün, çok içimden geldiği için dua etmeye karar verdim. Kendi kendime, belki de içimdeki huzursuzluğu bir şekilde alıp, evrenin bir köşesine bırakabileceğimi düşündüm. Elimi kalbime koyup gözlerimi kapadım ve dua etmeye başladım. “Ya Allah, onu bana getir. Onu sevmem için bir işaret, bir umut bırak. Eğer ben de onun için doğruysam, o da hissetsin.”

Bunu yaparken içimde bir huzursuzluk vardı. Sanki biri bana, “Bu kadar mı çaresiz oldun?” diyordu. Ama ne yapabilirdim ki? Sevgiyi isteyebileceğim tek yer Tanrı’nın elleriydi.

Umut ve Kırgınlık Arasında

O gün dua ettikten sonra, içimde bir şey değişti. Bir süreliğine bu hisle baş başa kaldım. Onunla geçirdiğim her anı hatırlayarak, onun gözlerindeki ışıltıyı, gülüşünü… Ama aynı zamanda kendi kalbimdeki korkuyu, kaygıyı ve bir türlü ona nasıl hissettireceğimi bilememenin çaresizliğini. Bu duygular arasında kaybolmuş gibiydim.

Bir hafta geçti, fakat hiçbir şey değişmedi. O hala ne beni fark etmişti, ne de benim içimdeki bu hisleri. Belki de duamın cevapsız kalacağını düşündüm. O an içinde kaybolduğum, derin bir hayal kırıklığına battım. İnsan bazen çok şey bekliyor, ama hiçbir şey olmuyormuş gibi hissediyor. Duyguların birikiyor, beklentiler büyüyor, fakat hiçbir şey tam olarak yerli yerine oturmuyor.

Ve o gecede, her şeyin sonunda, dua ettiğimi unuttum. Onu sevmenin acısı da, beklemenin sabrı da içimi yaktı. Kimse bilmiyordu, ama kalbimdeki o ateş hiç sönmüyordu.

Bir Mesaj, Bir Umut

Bir akşam, tam umudumu yitirdiğim bir anda, telefonum çaldı. Ondan gelen bir mesaj… Başımda dönen her şey bir anda durmuş gibiydi. “Merhaba, nasılsın?” diye yazmıştı. Birkaç saniye boyunca ekrana bakıp, parmaklarımda soğuk bir ter birikmişti. İçimden defalarca bu mesajı tekrar tekrar okudum. O an, zaman durmuş gibi hissediyordum. Şimdi, bu mesajla ilgili doğru hisleri anlamalıydım.

İçimdeki mühendis her zaman şunu söylerdi: “Bazen bir mesaj, bir işaret değildir. Sadece günlük bir selamlaşmadır.” Ama duygularımın peşinden gitmekten alıkoyamazdım. O mesajın, o gün dua ettiğimden sonra gelmesi bir tesadüf müydü? Yoksa dua gerçekten bir şey değiştirmiş miydi?

O gün içimdeki kalbimi, aklımdaki mühendisle bir kez daha tartıştım. O mesaj, bana sadece umut değil, aynı zamanda “belki”yi getirmişti. Her şeyin “belki” olması, insanı bazen en çok korkutan şeydir.

Sevgiyi Beklemek ve Kabul Etmek

Bir gün, onu buluştuk. Onunla yüz yüze gelmek, içinde hissettiğim duyguları daha da derinleştirdi. İçimde bir sıcaklık vardı, ama aynı zamanda tedirginlik de. Duygularımı ona nasıl açıklardım? O an yine o eski soru takıldı aklıma: Birinin seni sevmesi için dua edilir mi? Eğer bu kadar basitse, o zaman her şey daha kolay olurdu. Fakat sevdiklerimize sahip olmak, onların içindeki doğru duyguyu bulabilmek, sadece dua etmekle değil, aynı zamanda zamanla, sabırla ve biraz da cesaretle gerçekleşir.

O akşam, o kadar çok şey düşündüm ki… Zihnimdeki duvarlar yıkıldı. Beni sevmesi için dua etmenin bir anlamı olmadığını fark ettim. Çünkü sevgiyi bulmanın yolu, bir başkasının içindeki o doğru duyguyu açığa çıkarmak değil, insanın kendisini doğru bir şekilde ifade etmesinden geçiyordu. İnsan bazen yanlış bir şekilde, sadece sevgi bekler. Ama sevgi bir şans değil, bir yolculuk, bir süreçtir.

O gün o kadar çok şey öğrendim ki… O an ona söylediklerim bile, o kadar doğaldı ki. Duygularımın farkına vardım ve kendimi ona açtım. Ve evet, sonunda birbirimizi sevdiğimizi fark ettik. Ama bunu, bir dua ile değil, zamanla, konuşarak, paylaşılarak ve en önemlisi dürüstçe yaptık.

Sonuçta, Dua mı, Sabır mı?

Şimdi geriye dönüp bakınca, “Birinin seni sevmesi için dua edilir mi?” sorusuna vereceğim cevap şudur: Belki de dua etmek bir yolculuk olabilir, ama asıl olan, sevginin zamanla büyümesidir. Sevgiyi beklemek, sabretmek, bazen hayal kırıklığına uğramak ama hep umudu yitirmemek gerekir. Çünkü insan, gerçekten sevdikçe ve sevildikçe, her şeyin bir anlamı olduğunu fark eder.

Dua etmek, belki de sadece bir başlangıçtır; ama asıl önemli olan, bu yolda ilerlerken kendinizi ne kadar doğru hissettiğinizdir. Sonunda, karşınızdaki kişi seni sevdiğinde, dua ettiğiniz anın gücü, sadece o anı hatırlatan bir parça olur. Aşk ve sevgi, sadece kalbimizin sesini dinlediğimizde, doğru zaman geldiğinde bizi bulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!