İçeriğe geç

İranda yüzde kaç Türk var ?

Herkese merhaba! Bugün Marketsenin olarak sizlere “İranda yüzde kaç Türk var” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz.

İranda Yüzde Kaç Türk Var? Bir Tren Garında Başlayan Hikâye

Kayseri Garı’nın o eski kokusunu hâlâ unutamıyorum. Demir rayların üstüne çöken akşam serinliği, uzaktan gelen tren sesi ve insanların yüzündeki garip telaş… O gün elimde küçük siyah defterim vardı. Her zamanki gibi bir köşeye oturmuş insanları izliyordum. Son zamanlarda bunu çok yapıyorum. İnsanların gözlerine bakınca herkesin içinde sakladığı başka bir hayat olduğunu hissediyorum.

O gün garın içindeki çay ocağında otururken yanıma yaşlı bir adam geldi. Elinde yıpranmış kahverengi bir valiz vardı. Bana bakıp gülümsedi.

“Evlat, burada oturabilir miyim?” dedi.

Başımı salladım. Sonra uzun süre hiçbir şey konuşmadık. Çayın buharı masanın üstünde ağır ağır yükselirken adam cebinden eski bir fotoğraf çıkardı. Siyah beyaz bir aile fotoğrafıydı. Fotoğrafın arkasında Farsça birkaç kelime vardı.

Merak edip sordum:

“İran’dan mı geldiniz?”

Bir süre sustu. Sonra gözleri dalıp gitti.

“Evet,” dedi. “Tebriz’den…”

İşte her şey o an başladı.

İranda Yüzde Kaç Türk Var? Sorusu İlk Defa İçime Dokundu

İtiraf edeyim, o güne kadar “İranda yüzde kaç Türk var?” sorusunu sadece internette aratılan sıradan bir bilgi gibi düşünüyordum. Ama o adamla konuşurken bu sorunun aslında insanların hayatı olduğunu fark ettim.

Adam bana İran’da milyonlarca Türk yaşadığını anlattı. Özellikle Tebriz, Erdebil, Zencan gibi şehirlerde Türkçenin sokaklarda hâlâ canlı olduğunu söyledi.

“Orada pazarda gezerken Türkçe duyarsın evlat,” dedi.

“Bir annenin çocuğuna kızışını duyarsın. Bir esnafın müşteriye seslenişini…”

Bunu anlatırken sesi titredi.

Ben de sustum.

Çünkü bir anda içimde garip bir duygu oluştu. Sanki yıllardır hiç görmediğim uzak akrabalarımı dinliyordum.

O Akşam Eve Dönerken İçimde Bir Boşluk Vardı

Kayseri’nin soğuk akşamlarından biriydi. Eve yürürken sürekli aynı şeyi düşündüm:

“İranda yüzde kaç Türk var gerçekten?”

Telefonumdan araştırmaya başladım. Kaynaklar farklı rakamlar veriyordu ama çoğu araştırma İran nüfusunun yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 40’ının Türk kökenli olduğunu söylüyordu. Bu inanılmaz bir sayıydı.

Bir ülkenin neredeyse üçte biri…

Ama beni asıl etkileyen rakam değildi. O insanların nasıl yaşadığıydı.

O gece günlüğüme şunu yazmışım:

“İnsan bazen hiç gitmediği yerlere özlem duyabiliyor.”

Bunu yazarken gerçekten gözlerim dolmuştu.

Dedemin Sessizliği ve İran Türkleri

Ertesi hafta köye gittim. Dedem sobanın yanında oturuyordu. Her zamanki gibi televizyon açıktı ama kimse izlemiyordu.

Bir anda ona sordum:

“Dede, İran’daki Türkleri biliyor musun?”

Başını yavaşça kaldırdı.

“Bizim oralardan giden çok olmuş zamanında,” dedi.

Sonra sustu.

Dedem öyle biridir. Çok konuşmaz. Ama bazen tek cümlesi insanın içine oturur.

Bir süre sonra bana çocukluğunda duyduğu hikâyeleri anlattı. Sınırların bugünkü kadar sert olmadığı zamanlardan bahsetti. İnsanların gidip geldiğini, akrabaların farklı ülkelerde kaldığını söyledi.

O an şunu hissettim:

Biz aslında sandığımız kadar uzak değiliz birbirimizden.

İranda Yüzde Kaç Türk Var? Sorusunun Altındaki Yalnızlık

İnsan bazen bir sayı öğrenmek ister ama aslında aradığı şey duygu olur.

Benim için de öyleydi.

Çünkü “İranda yüzde kaç Türk var?” sorusu zamanla başka bir şeye dönüştü. Kendimi anlamaya çalıştığım bir meseleye…

Son yıllarda çok yalnız hissediyorum açıkçası. Herkesin birbirine benzediği bir dönemde yaşıyoruz. İnsanlar sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyor ama kimse gerçekten birbirini dinlemiyor.

Kayseri’nin kalabalığında yürürken bile bazen görünmez gibi hissediyorum.

Ama İran Türkleriyle ilgili hikâyeler okudukça garip şekilde içimde sıcak bir his oluştu. Sanki dünyanın başka bir yerinde bana benzeyen insanlar vardı.

Bu düşünce beni hem mutlu etti hem de hüzünlendirdi.

Tebriz Hayali Kurmaya Başladım

Bir gece YouTube’dan Tebriz videoları izledim saatlerce.

Sokak tabelaları…

Çayhaneler…

Yaşlı amcalar…

Türkçe konuşan insanlar…

Bir videoda küçük bir çocuk annesine Türkçe bir şey söyledi. Çok kısa bir andı ama beni inanılmaz etkiledi.

Durup videoyu tekrar izledim.

Sonra şunu düşündüm:

“İnsan neden hiç görmediği bir yere ait hisseder?”

Belki de aidiyet sadece doğduğun yer değildir.

Hayal Kırıklığım da Oldu

Ama her şey romantik değildi.

Araştırdıkça İran’daki Türklerin zaman zaman kültürel baskılar yaşadığına dair şeyler de okudum. Anadilde eğitim tartışmaları, kimlik meseleleri, kültürel görünürlük problemleri…

Bu beni gerçekten üzdü.

Çünkü insanın kendi dilinde konuşabilmesi kadar doğal bir şey olmamalı.

Bir gece defterime uzun uzun şunu yazdım:

“Bir insan neden kendi dilini korumak için mücadele etmek zorunda kalır?”

Bu soru günlerce aklımdan çıkmadı.

İranda Yüzde Kaç Türk Var? Sorusu Neden Bu Kadar Önemli?

Çünkü bu sadece nüfus meselesi değil.

Bu bir hafıza meselesi.

Bir kimlik meselesi.

Bir yalnızlık meselesi.

Bence insanlar artık köklerini daha fazla merak ediyor. Özellikle bizim yaşlarımızdaki insanlar…

25 yaşındayım ama bazen kendimi çok yorgun hissediyorum. Sürekli değişen dünyaya yetişmeye çalışmak insanı tüketiyor.

Böyle zamanlarda insan daha sağlam şeylere tutunmak istiyor.

Kültür gibi…

Dil gibi…

Geçmiş gibi…

İşte İran Türkleri meselesi de benim için biraz böyle oldu.

Bir Mektup Gibi Kalan Gece

Geçen ay yine gara gittim.

Aynı çay ocağına oturdum. O yaşlı adam yoktu. Muhtemelen başka bir şehre gitmişti ya da belki çoktan İran’a dönmüştü.

Ama masaya oturunca onu hatırladım.

Defterimi açtım ve uzun zamandır ilk defa gerçekten içimden gelen şeyleri yazdım.

Şunu yazmışım:

“Bazı insanlar hayatına kısa süreliğine girer ama sende uzun bir iz bırakır.”

Gerçekten öyle oldu.

Çünkü artık “İranda yüzde kaç Türk var?” sorusunu duyunca aklıma sadece rakamlar gelmiyor.

Bir tren garı geliyor.

Eski bir valiz geliyor.

Titreyen bir ses geliyor.

Ve insanın hiç görmediği bir yere duyduğu garip yakınlık geliyor.

“İranda yüzde kaç Türk var” konusunu beğendiyseniz Marketsenin sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.

Kayseri Geceleri ve İçimde Kalan His

Kayseri geceleri sessiz olur. Özellikle kışın…

Geçen hafta yine yürüyüşe çıktım. Hava buz gibiydi. İnsanların evlerine çekildiği saatlerde sokak lambalarının altında tek başıma yürüdüm.

O sırada şunu düşündüm:

Belki de insanın gerçek memleketi, kendini anlaşılmış hissettiği yerdir.

Bilmiyorum…

Ama İran’daki Türklerle ilgili okudukça içimde tarif etmesi zor bir bağ oluştu.

Belki aynı türküleri seviyoruz.

Belki aynı kelimelerde duygulanıyoruz.

Belki aynı yalnızlığı taşıyoruz.

Bu ihtimal bile bana garip şekilde umut veriyor.

Sonuç Yerine: Bazen Bir Soru İnsanını Değiştiriyor

Hayatta bazı sorular vardır; cevabını öğrenirsin ve konu kapanır.

Ama bazı sorular vardır ki insanın içine yerleşir.

“İranda yüzde kaç Türk var?” sorusu benim için öyle oldu.

Çünkü bu soru beni sadece bir bilgiye götürmedi.

İnsanlara götürdü.

Hikâyelere götürdü.

Kendime götürdü.

Şimdi ne zaman defterime bir şey yazsam, Tebriz’i hiç görmemiş olmama rağmen orada yürüyormuşum gibi hissediyorum bazen.

Belki bir gün gerçekten giderim.

Belki o çay kokulu sokaklarda yürürken kendimi tuhaf şekilde evimde hissederim.

Ve belki o zaman anlarım:

İnsan bazen kilometrelerce uzağındaki insanlarla, yanı başındakilerden daha yakın olabilir.

Şunları da İnceleyin: İranda yas ne zaman bitiyor ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!