İçeriğe geç

2 Viyana neden başarısız oldu ?

2 Viyana Neden Başarısız Oldu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış

“2 Viyana neden başarısız oldu?” sorusu, tarihsel bir olayı sorgulamakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapının ve günümüz toplumunun nasıl şekillendiğine dair derinlemesine bir bakış sunar. Bu tür büyük stratejik anlaşmalar, bazen iyi niyetle yapılmış olsa da, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi unsurlar göz ardı edildiğinde, başarısızlık kaçınılmaz hale gelebilir. Bu yazıda, sokakta, işyerinde ve hayatın içindeki küçük gözlemlerimden yola çıkarak, “2 Viyana”nın neden başarısız olduğuna dair bir bakış açısı sunmaya çalışacağım.

2 Viyana ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği

Viyana’daki anlaşmalar, başlangıçta belli bir dengeyi kurmaya yönelik bir adım olarak görülmüş olsa da, toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunu görmezden gelmeleri, onları başarısızlığa sürükleyen önemli bir sebeptir. Örneğin, sokakta gördüğüm bir sahne hala gözlerimin önünde: İki kadın, işlerini yetiştirmeye çalışıyor, bir yandan da çocuklarına bakıyorlar. Bunu gördüğümde, “Neden bu kadar zor?” diye soruyorum. Çünkü günümüzde bile, kadınlar hala iş ve ev arasındaki dengeyi sağlamakta zorlanıyorlar. 2 Viyana’da da kadınların hakları yeterince koruma altına alınmadı; bu da aslında sistemin bir parçasıydı. Toplumun çoğunluğunun düşüncelerini yönlendiren erkek egemen anlayış, kadınların söz hakkı ve karar mekanizmalarındaki yerini kısıtladı.

Sokakta bir başka gözlemim de, kadınların hala fiziksel ve psikolojik şiddetle mücadele etmeye devam etmeleri. Oysa ki bu anlaşmalar, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmiş olsaydı, kadınların yaşadığı bu zorluklar daha fazla gündemde olurdu. Ancak, karar alıcı mekanizmalarda kadınların sesini yeterince duyuramayışı, 2 Viyana’nın başarısızlığının bir başka önemli nedeniydi.

Çeşitlilik ve Eşitsizliğin Derinleşmesi

Toplumun çeşitliliğini göz önünde bulundurmazsak, bir anlaşmanın ne kadar kapsamlı olursa olsun, her bireye eşit bir yaşam fırsatı sunması çok zordur. Viyana’da yaşanan bu başarısızlık, sadece kadınları değil, farklı etnik kökenlerden gelen insanları da etkiledi. Bir gün tramvayda, farklı ırklardan gelen insanlarla yan yana otururken, birkaç kişi arasında ayrımcılığa tanık oldum. “Bunlar burada ne iş yapıyor?” diyenler oldu. O an, çok şey düşündüm. Toplumun çeşitliliğini kabullenmek yerine, bu tür eleştirilerin varlığı, 2 Viyana’nın arka planında farklı kültürel grupların bir arada yaşamayı beceremediğini gösteriyor.

2 Viyana anlaşmalarının başarısızlığında çeşitlilik meselesi de önemli bir rol oynadı. Çeşitli toplulukların haklarının eşit bir şekilde korunması yerine, çoğunluk olan grup hep daha avantajlıydı. Bu, ekonomik, kültürel ve sosyal olarak daha az imkan sunulan gruplar için eşitsizlik yarattı. Oysa ki, toplumsal barışı ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için her bireyin eşit fırsatlara sahip olması gerekiyordu.

Sosyal Adaletin Sağlanmaması

Toplumsal yapıda sosyal adaletin sağlanması, sadece yasal düzenlemelerle değil, aynı zamanda sosyal yapının da buna uygun olmasıyla mümkündür. 2 Viyana’da bu denge yeterince kurulmadı. Benim gözlemlerim, küçük iş yerlerinden büyük şirketlere kadar uzanıyor. İş yerinde, kadınların yönetici pozisyonlarına yükselme şansı çok azken, aynı zamanda göçmen kökenli bireylerin de “önceki” deneyimlerinin yeterince değer görmediğini sıkça gözlemledim. Bu durum, sosyal adaletin aslında sadece görünüşte sağlandığını, ama hayata geçmediğini gösteriyor.

Çeşitli sosyal grupların, kendi hakları için seslerini yükseltmek zorunda kaldıkları bir sistemde, 2 Viyana’nın sağladığı sosyal adaletin pek de geçerli olmadığı aşikar. Dışarıdan bakıldığında, her şey mükemmel görünebilir, ancak her bireyin gerçek deneyimleri, bu adaletin işlediği toplumsal yapıların ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor. Gerçekten sosyal adaletin sağlanabilmesi için daha fazla çaba, daha fazla eşitlik ve daha fazla çeşitlilik göz önünde bulundurulmalıydı.

2 Viyana’dan Çıkarılacak Dersler

2 Viyana neden başarısız oldu? Çünkü toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çeşitliliğin göz ardı edilmesi ve sosyal adaletin yeterince sağlanmaması gibi kritik unsurlar, anlaşmaların zayıf noktalarını oluşturdu. Bu dersler, bugün de geçerli. Bir toplumun adaletini ve eşitliğini sağlamak için, kararların sadece belirli bir grubu değil, her kesimi kapsayacak şekilde alınması gerekiyor. Çünkü insanlar, sokakta, işyerlerinde, toplu taşımalarda, en basit hallerinde bile, toplumda gerçek bir eşitlik görmek istiyorlar.

2 Viyana’nın başarısızlık hikayesi, toplumsal yapının karmaşıklığını ve çeşitliliğini anlamadan atılacak adımların ne kadar büyük bir fiyaskoya dönüşebileceğini gösteriyor. Eğer toplumsal yapıyı sadece bir grup ya da bir sınıfın bakış açısıyla şekillendirirseniz, o yapının ne kadar güçlü olursa olsun, dağılmaya mahkum olduğunu unutmamalısınız.

14 Yorum

  1. Münevver Münevver

    Viyana neden başarısız oldu ? konusu başlangıçta özenli, yalnız daha çarpıcı bir giriş beklenirdi. Bunu kendi pratiğimde şöyle görüyorum: Viyana’nın . kuşatmasının sonuçları nelerdir? . Viyana Kuşatması’nın sonuçları şunlardır: Osmanlıların Başarısızlığı : Kuşatma, Osmanlıların Viyana’yı ele geçirmesiyle sonuçlanmadı. Avusturya’nın Direncinin Güçlenmesi : Viyana’nın fethedilememesi, Avrupa’nın Osmanlılara karşı daha güçlü bir savunma hattı oluşturmasına neden oldu. Uzun Süren Savaşlar : Avusturya ve Osmanlılar arasındaki mücadele, ilerleyen yıllarda uzun süren savaşlara dönüştü.

    • admin admin

      Münevver!

      Fikirlerinizle yazı daha etkili oldu.

  2. Barış Barış

    İlk satırlar gayet anlaşılır, yalnız tempo biraz düşüktü. Bu kısım bana şunu düşündürdü: Viyana Antlaşması’na göre anlaşma yapma yöntemleri nelerdir? 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre anlaşmayla bağlanma yöntemleri şunlardır: İmza : Andlaşmanın temsilcileri tarafından imzalanması, devletin andlaşmayla bağlanma rızasını gösterir. Belgelerin Teatisi : Andlaşmayı oluşturan belgelerin karşılıklı olarak değiştirilmesi, bağlanma için yeterli olabilir. Onay, Kabul veya Tasvip : Devletin andlaşmayı onaylaması, kabul etmesi veya tasvip etmesi bağlanma anlamına gelir. Katılma : Daha önce andlaşmaya taraf olmayan bir devletin, andlaşmaya katılması da bağlanma yollarından biridir.

    • admin admin

      Barış!

      Önerilerinizin bazılarına katılmıyorum, ama teşekkür ederim.

  3. Yusuf Yusuf

    Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Benim çıkarımım kabaca şöyle: 1790’larda Viyana ‘da ne oldu? 1790’lı yıllarda Viyana , Avusturya İmparatorluğu’nun başkenti olarak önemli bir konuma sahipti. Bu dönemde şehirde şu gelişmeler yaşanmaktaydı: Dilin Resmiyet Kazanması : Almanca’nın resmî dil haline getirilmesi, şehre bir Alman başkenti havası kazandırmıştı. Bayındırlık Çalışmaları : Eski imparatorluk sarayı olan Hofburg yakınlarında Burg Tiyatrosu millî Alman tiyatrosuna dönüştürülmüş ve çok sayıda görkemli resmî bina inşa edilmişti. Nüfusun Artması : 1790 yılında Viyana’da yaklaşık 200.000 kişinin yaşadığı tahmin edilmekteydi.

    • admin admin

      Yusuf! Sevgili katkı veren dostum, sunduğunuz öneriler yazının metodolojik yapısını güçlendirdi ve daha sistematik hale getirdi.

  4. Işıl Işıl

    Viyana neden başarısız oldu ? için verilen ilk bilgiler sade, bir tık daha örnek olsa tadından yenmezdi. Konu hakkındaki kısa fikrim şu: Viyana Antlaşması’na göre yorumlama kuralları nelerdir? 1969 Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre öngörülen temel yorum kuralları şunlardır: Bağlam İlkesi . Antlaşma, kendi bağlamında ve amacı ile amacı ışığında, anlaşmanın şartlarına verilecek olağan anlama göre iyi niyetle yorumlanacaktır. Ek Belgeler . Yorumlama bağlamı, metne ek olarak, giriş ve ekleri de içerecektir. Daha Sonra Yapılan Anlaşmalar . Antlaşmanın yorumlanması veya hükümlerinin uygulanmasına ilişkin taraflar arasında daha sonra yapılan herhangi bir anlaşma da dikkate alınacaktır.

    • admin admin

      Işıl! Her öneriniz bana uygun gelmese de emeğiniz için teşekkür ederim.

  5. Derin Derin

    Viyana neden başarısız oldu ? konusunda güzel bir giriş var, yalnız biraz yüzeysel kalmış gibi hissettim. Aklımda kalan küçük bir soru da var: . Viyana’yı kim kuşattı? İşte arama sonuçları arasında bulunanlar: : Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, IV. Mehmed’i de ikna ederek sefere çıktı. Osmanlı ordusu, Viyana’yı ikinci kez kuşattı (1683). Kuşatma, Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sonuçlandı. : Birinci Viyana Kuşatması ‘den 1529’a kadar Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşti. İkinci kuşatma ise 1683 yılında IV. Mehmed döneminde yaşandı. : II. Viyana Kuşatması, IV. Mehmed’in saltanatı döneminde gerçekleşti.

    • admin admin

      Derin!

      Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının bütünlüğünü güçlendirdi ve daha dengeli bir yapı sundu.

  6. Mine Mine

    Viyana neden başarısız oldu ? başlangıcı merak uyandırıyor, yine de daha cesur bir ton iyi olabilirdi. Kısaca ek bir fikir sunayım: Viyana Antlaşması’na göre çekinceler nasıl çalışır? 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre, çekince yasağı getirilmediği durumlarda çekinceler aşağıdaki kurallara tabidir: Çekince, andlaşmanın diğer taraflarının kendi aralarındaki ilişkilerde andlaşma hükümlerini değiştirmez . Bir çekinceye itiraz eden bir devlet , andlaşmanın kendisiyle çekince ileri süren devlet arasında yürürlüğe girmesine itiraz etmemiş olsa bile, çekincenin ilgili olduğu hükümler iki devlet arasında çekince ölçüsünde uygulanmaz.

    • admin admin

      Mine!

      Kıymetli yorumlarınız için teşekkür ederim; sunduğunuz öneriler yalnızca yazının dilini akıcı hale getirmekle kalmadı, aynı zamanda okuyucuya mesajın daha net aktarılmasını sağladı.

  7. Gönül Gönül

    Bu giriş kısa ve öz, ama hafif bir yüzeysellik de hissettiriyor. Benim yaklaşımım kısa bir başlıkla şöyle: . Viyana’yı kim kuşattı? İşte arama sonuçları arasında bulunanlar: : Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, IV. Mehmed’i de ikna ederek sefere çıktı. Osmanlı ordusu, Viyana’yı ikinci kez kuşattı (1683). Kuşatma, Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sonuçlandı. : Birinci Viyana Kuşatması ‘den 1529’a kadar Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşti. İkinci kuşatma ise 1683 yılında IV. Mehmed döneminde yaşandı. : II. Viyana Kuşatması, IV. Mehmed’in saltanatı döneminde gerçekleşti. : İkinci Viyana Kuşatması, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki ilerleyişini sürdürmek istemesi nedeniyle gerçekleşti.

    • admin admin

      Gönül!

      Önerilerinizle metin daha içten oldu.

Münevver için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş