İçeriğe geç

Şefaatname nedir ?

Şefaatname Nedir?

İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, komik olmayı hayatının bir parçası hâline getirmiş biri olarak, bir gün bir arkadaşım bana “Şefaatname nedir?” diye sordu. Bir an durdum ve düşündüm: “Lan, bu şefaatname işini kim yazdı, ben mi yazsam acaba?” Sonra kendime geldim ve “Bu soruya nasıl cevap verebilirim?” diye düşündüm. Çünkü, evet, ben öyle bir tipim ki, bazen fazlasıyla derin düşünüp, her şeyi 2-3 katmanlı çözmeye çalışırım. Ama bir yandan da komik olmayı seviyorum. İşte o anda, tam bu noktada, bir mizahi yazı yazma fikri belirdi kafamda. Hadi gelin, neymiş bu şefaatname, birlikte bakalım.

Şefaatname: Kötü Bir Öneriyle Karşılaşınca “Benimle İlgili Ne İstediğinizi Yazın” Dediğiniz O Belge

Şefaatnameyi kısaca tanımlayacak olursak, “birinin adına bir kişinin araya girmesi, ona bir şeyler temin etmesi” gibi bir şey. Yani, aslında çok fazla derin anlamı yok, fakat son derece önemli. Çünkü bazen hayat, “Şefaatname” yazmaya ne kadar uygun bir durum yaratır, ona bakmak lazım. Hani derler ya: “Beni buradan al, ben geliyorum.” İşte şefaatname, tam da o anlarda devreye giriyor. Birisinin, birisinin adına devreye girmesi gerektiği anlarda!

Şefaatnameyi Nasıl Yazarsınız?

Şefaatname yazmak, büyük bir sorumluluk gerektirir. Ama tabi siz benim gibi İzmir sokaklarında espri yaparak büyüyen biriyseniz, bir şefaatname yazmak da, “Arkadaşım, hadi bir de sen dene” demek kadar kolay olabilir. Hadi, şefaatnameyi yazalım.

1. Adım 1: Bir Şey İstediğiniz Kişiyi Belirleyin

İlk olarak, şefaatnameyi yazacağınız kişiyi seçmeniz gerekiyor. Bu kişi genellikle hayatınızdaki biri olacak. (Tabii, bazen şefaatnameyi yazdığınız kişi de tanımadığınız biri olabilir, ama bu hikayeye o kadar derin girmeye gerek yok.)

2. Adım 2: Durumu Açıklayın

Yazmaya başlarken, durumu net bir şekilde açıklayın. Şefaatnameyi yazma amacınızı belirtin. Hani, “Şu anda bu şefaatnameyi yazıyorum çünkü arkadaşım çok sevdiği bir şeyi istedi ama ben de o kadar iyi değilim. Bu yüzden, ben de şefaatnameyi yazıyorum ki kendisini iyi gösterebileyim” gibi cümleler yazabilirsiniz. Aslında şefaatname yazmak, biraz da tanıdığınız kişinin mahcubiyetini üstlenmek gibidir.

Şefaatname ve “İzmir” Sohbetleri

Tam buraya geldiğimizde, İzmir’deki o meşhur kafelerde ya da sahilde yürürken aklıma geliyor: Benim gibi düşünen bir adamın şefaatname yazması çok normal. Çünkü İzmir’de espri yapmamak neredeyse imkansızdır. Bir gün arkadaşım Hüseyin’le Kordon’da yürüyorduk, o bana şefaatnameyi sordu. Tabii, espri yapmaya başladım:

Hüseyin: “Bize bir şefaatname yazsana.”

Ben: “Yazacağım, ama önce bana çikolata ısmarla.”

Hüseyin: “Çikolata ne alaka?”

Ben: “Biliyorum, şefaatnameyi kimse sormaz ama ben yazarsam herkes mutlu olur. Hem de, ödeyemeyeceğin bir çikolata alırsan, sana şefaatname yazmam.”

Hüseyin’le öyle komik bir diyalogdan sonra, ikimiz de karnımıza ağrılar girene kadar gülmüştük. Ama arka planda, bu şefaatname olayı daha derin bir anlam taşıyor aslında. Birinin hayatına dokunmaya çalışırken, mizahi yönünüzü kullanmanız da bir tür şefaatname.

Şefaatname İçin Bir Hikaye Yazalım

Bir düşünün, herkes hayatında bir noktada şefaatname yazmaya ihtiyaç duyar. Mesela, bir gün sıkıcı bir sınavın ortasında, bir arkadaşınızın “Ya, ben bu soruyu yapamadım, sen yapabilir misin?” demesi gerekir. İşte o an devreye girersiniz. “Şefaatnameyi yazıp sana ileteyim” dersiniz. Ve bu da bir bakıma şefaatname işlevi görür. Çünkü bir anlamda, birisinin işini kolaylaştırıyorsunuz.

“Benimle Dalga Geçiyorum, Ama Ciddiyim”

Gerçekten bazen, şefaatname yazmak gibi bir görev üstlendiğinizde, hem çok ciddiye almanız gerekiyor hem de aynı anda şaka yaparak durumu hafifletiyorsunuz. Birinin “yardım et” dediği anlarda, şefaatname devreye girebilir. Tabii, iç sesiniz de sürekli şöyle der:

İç Ses: “Bunu yapmalı mıyım? Ama o da bana ne zaman şefaatname yazacak ki?”

İşte böyle anlarda şefaatname yazmanın derinlikleri ortaya çıkar. Hem yardım ediyorsunuz, hem de bir bakıma kişisel egonuzu tatmin ediyorsunuz.

Şefaatnameyi Gerçekten Ciddiye Almalı mıyız?

Şefaatname, derinlerde bir yerde bize yardım etme duygusunu çağrıştıran bir şeydir. Ama komik olan tarafı, şefaatnameyi yazan kişi genellikle durumu fazlasıyla ciddiye almaz. Hani o durumları çok düşünen ama mizahi yaklaşan kişiler vardır ya, işte ben o tiplerdenim. Yani, evet, şefaatnameyi yazmak bir görev gibi görünse de, bu yazıdaki bir şefaatname sadece, hayatın absürtlüğüne mizahi bir bakış açısıyla yaklaşmak adına yazıldı.

Şefaatname Nedir?

Sonuçta şefaatname, hayatın sürprizleri karşısında bazen başvurulan bir çözüm yoludur. Kişisel olarak, ben şefaatnameyi yazarken, bazen olayı fazla düşündüğümü ve her şeyin o kadar ciddi olmadığını fark ederim. Ama hep derim ki: “Bir gün bu şefaatname işi beni de bulur, kim bilir?”

İç Ses: “Evet, her zaman olmasa da, bazen ‘Şefaatname’ çok işimize yarar.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino giriş